18. YÜZYILDA TARİH YAZICILIĞI

18. yüzyıl tarih yazıcılığında, Divân-ı Hümâyûn’da bulunan vakanüvislik kaleminin önemi büyüktür. Vakanüvis, devletçe görevlendirilen tarih yazarıdır. Vakanüvislik ise, Osmanlı Devleti’nin resmî tarih yazıcılığı olarak tanımlanabilir. Bu gelenek, Osmanlıların tarihi yazıya geçirmekteki özenini de göstermektedir. Vakanüvislik, Kanunî Sultan Süleyman döneminde resmi bir kurum halini almıştır. Osmanlı tarihine ait bilgilerin en önemli bölümü vakanüvisler aracılığıyla günümüze ulaşmıştır.

İlk vakanüvis, Mustafa Nâimâ’dır. Mustafa Nâimâ, 1699-1703 yılları arasında vakanüvislik yapmıştır. Nâimâ, bu süre zarfında kaleme aldığı, Ravzatü’l-hüseyn fî Hulâsât Ahbâr el-Hafîkayn (Doğu ve Batının Haberlerinin Özeti Hakkında Hüseyn'in Bahçesi) veya yaygın adı ile Nâimâ Tarihi’nde 1591-1659 yıllları arasındaki tarihî olayları konu etmiştir. Eserde devlet adamları, şeyhler ve âlimlerin biyografileri de verilmiştir.

Nâimâ’dan sonra bu göreve atanan ikinci isim Masrafzâde Mustafa Şefîk’tir. Masrafzâde Mustafa Şefîk, Şefîknâme adlı eserinde, 1703-1713 yıllarında sürdürdüğü vakanüvislik görevindeyken vuku bulan tarihî olayları kaleme almıştır.   Masrafzâde Mustafa Şefîk’ten sonra 1714-1721 yılları arasında sarayda vakanüvislik yapan Mehmed Râşid, Nâimâ tarihinin devamı niteliğinde olan Târîh-i Raşid’inde 1660 ile 1721 yıllarına kadar olan zaman içinde meydana gelen olayları anlatmıştır. Râşid’den sonra vakanüvislik yapan Küçük Çelebizâde İsmail Âsım’ın Âsım Târîh’inde 1722-1730 yılları arasında meydana gelen tarihî olaylar kaydedilmiştir.

18. yüzyılın önemli edebî şahsiyetlerinden Arpaeminizâde Mustafa Sâmî, Hüseyin Şâkir, Mehmed Subhî Âsım’dan sonra 1730-1744 yılları arsında vakanüvislik görevini sürdürmüşlerdir. Arpaeminizâde Mustafa Sâmî, Hüseyin Şâkir, Mehmed Subhî’nin eserleri, Târîh-i Sâmî, Şâkir ve Subhî adıyla basılmıştır.

1744-752 yılları arasında vakanüvislik yapan Süleyman İzzî, Târîh-i İzzî’yi, 1752-1766 yılları arasında bu görevi sürdüren Mehmed Hâkim, Hâkim Tarihi’ni kaleme almıştır. 1766 yılında bu makama getirilen Çeşmizâde Mustafa Reşid, 1768’e kadar vakanüvislik görevini sürdürmüş, bu dönem tarihî olaylarını Çeşmizâde Târîh’inde anlatmıştır. Çeşmizâde Mustafa Reşid’den sonra, 1768’de görevi Musazâde Mehmed Abdullah devralmıştır. İki yıl bu görevde kalan Çeşmizâde Mustafa Reşid’den sonra ise, Sadullah Enverî 1770-1792 yılları arasında vuku bulan tarihî olayları Târîh-i Enverî adlı eserinde yazmıştır.


KLASİK TÜRK (DİVAN) EDEBİYATI