Yirminci yüzyılın başında ortaya çıktı. Önce resim alanında, sonra diğer sanat dallarında ve özellikle şiirde kendini gösteren kübizm, gerçeküstücülük yolunda basamak oldu. Kübist sanatçılar, geçici bir anı değil, kişilerin ve eşyanın ebedî özünü, şuuraltının gizlerini yansıtmak istediler.
Bu akımın kuramsal dayanağı yazın alanında Rönesansta oluşturulmuştur. Bu nedenle de bazı araştırmalarda Rönesans dönemi sanatçıları klâsisizm içinde gösterilmektedir. Örneğin; W. Shakespeare, Montaigne vb. sanatçılar Rönesans dönemi yazarları olmalarına karşın klâsikler arasında sayılmışlardır. Diğer sanat alanlarında olduğu gibi yazın (edebiyat)da da klâsisizm denilince akla ilk gelen 17. yüzyıldır. Ancak klâsisizmin ortaya çıkış nedenlerine bakıldığında Antik Yunan ve Roma
İzlenimcilerin bıraktığı etkiyi olduğu gibi göstermeyi gaye edinmiş sanat akımıdır. Fransa’dan Avrupa’ya, oradan da diğer kıta ülkelerine yayıldı. Yirminci yüzyılda dış âlemi bırakıp iç âlemi anlatmayı amaç kabul etti. Doğayı, yani tabiatı, gerçekte olduğu gibi tüm ayrıntılarıyla değil, buna bağlanarak değil, sadece ondan edindiği izlenim ve intiba ölçüsünde anlatmaktadır. Bu nedenle bu akım izlenimcilik, intibacılık anlamına gelmektedir. Bu akımın yazarı, doğrudan doğruya gö