Doğu Türkistan Türk Edebiyatı


Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan), Çin Halk Cumhuriyeti içerisinde ve ülkenin batı bölgesinde yer almaktadırlar. Tarihte önemli devletlere merkezlik yapmış olan bu Türk yurdunda yaşayan Doğu Türkistan Türkleri, daha sonra Ali Han Töre başkanlığında Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Bütün Çin’e hakim olan Komünist Çin Kuvvetleri, 1949′da Stalin’in de onayı ile Doğu Türkistan’a girerek bu tarihi Türk ülkesini resmen işgal etmiştir.


10-15. yüzyıllar arasında Uygur edebiyatında, Budist ve Maniheist dinî inançlara dayanan iki ayrı edebiyat anlayışı oluştu. 18. yüzyıldan itibaren yaşanan Çin istilâsı, sözlü Uygur edebiyatına büyük destanlar kazandırmıştır. Bunların en ünlüsü 1827 mücadelesine katılan, Nazuğum adlı Uygur kadının başına gelenleri ve Çin zulmüne karşı direnişini anlatan Nazugum Destanı’dır.


20. yüzyılın başlarında şekillenmeye başlayan modern Uygur edebiyatı, genellikle Doğu Türkistan Türklerinin emperyalizme, müstemlekeciliğe, feodalizme, cehalete karşı mücadelesini içeriyordu. Kâşgar merkez olmak üzere, Abdülkadir Abdülvaris Azizî’nin teşebbüsü ve onun gerçek önderliğinde meydana gelen cedidizm cereyanı, Yeni Uygur edebiyatının doğmasında mühim rol oynamıştır.


Uygur Türklerinin önderi İsa Yusuf Alptekin’in öncülüğünde 1936’da kurulan Altay Neşriyatı adlı yayın evi ve bu yayın evinin çıkardığı Uruş Haberi, Yurt, Altay, Tiyanşan dergileriyle, Türkçülük hareketinin hâkim olduğu bir edebiyat anlayışı geliştirildi. Mesut Sabri Baykuzu; Uluğ Ana, Niyaz Kız, Terme Çatmalar, Türklük Oranı, İlk Öğretmen, Nutuk adlı eserlerinde ortak Türkçe üzerinde durdu. 1944’te siyasî şartların değişmesinden dolayı, Altay Neşriyatı başkent Urumçi'ye taşındı. Başyazarlığını, Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı için çok büyük çabalar harcayan Mehmet Emin Buğra’nın yaptığı Erk gazetesi çıkarıldı. Erk gazetesinin ardından Polat Kadirî Turpanî’nin başında bulunduğu Sincan gazetesi yayın hayatına başladı. Turpanî, bu tür gazetecilik faaliyetlerinin yanında 1948’de Doğu Türkistan tarihini anlatan Ülke Tarihi’ni yayımladı. Bu eser, 1949’da İstanbul’da yeniden basıldı.


Doğu Türkistan’dan gelip Türkiye’de öğretmenlik okuyan ve 1946’da memleketine dönen Kurban Koday, yalnız öğretmen değil, aynı zamanda yazar ve gazeteciydi. Kurban Koday, Urumçi’de Yalkın adında bir gazete çıkardı. Ardından da Yurt adında bir gazete çıkarmaya başladı. Çok zor şartlar altında çıkardığı bu gazetede, Doğu Türkistan ile Türkiye arasındaki bağları kuvvetlendirme, kültürel alanda birleşme fikrini işlerken, özellikle Türkiye’de kaldığı yıllarda tanıyıp benimsediği Atatürk’ün fikirlerine yer vermek için gayret ediyordu. Aynı dönemde, Urumçi sahnelerinde Mesut Sabri Baykuzu’nun yazdığı Niyaz Kız piyesiyle, Mehmet Emin Buğra’nın yazdığı Kutluk Türkan opereti oynandı. Yine o tarihlerde, Doğu Türkistan’ın tanınmış şairlerinden Abdurrahim Ötkür’ün Tarim Boyliri adlı şiir kitabı yayımlanmıştır. 1949’da başlatılan kültür ihtilâli, Uygur Türk Edebiyatı’nda büyük tahribata yol açmıştır. 1978’e kadar millî kültürü yok etme çabaları aralıksız devam etmiştir. Bu dönemde pek çok milliyetçi Uygur yazar ve şairin yazı yazması ve eser vermesi yasaklanmıştır.


Tarım Boyları ve Ömür Menzilleri gibi önemli şiir kitapları bulunan Abdurrahim Ötkür, 1913’te Kumul’da Mançu istilâsında, yerli iş birlikçilerden Maksut Van’a karşı mücadele eden, Timur Halife’yi konu edinen, İz ve Oygangan Zemin (Uyanan Toprak) adlı romanı kaleme almış ve Kutadgu Bilig’i manzum olarak çağdaş Uygur Türkçesine aktarmıştır.


Son dönemlerde, Seyfettin Azizî’nin Sultan Satuk Buğra Han, Teŋritag Bürkütü (Tanrıdağ Kartalı) ve Eslime (Hatıralar) adlı romanları ile Amannisahan adlı tiyatro eseri türlerinin başarılı örnekleridir. Ayrıca Zordur Sabir’in İzdiniş (Arayış), Turdi Samsak’ın Ahirettin Kelgenler (Ahiretten Dönenler) ve Ferhat Cilân’ın Mahmud Kâşgarî adlı romanları sayılabilir. Uygur Türk Edebiyatı’nda yazılan hikâye ve romanlarda tarihî konular ve sosyal hayatın içinden seçilen olaylar ön sırada yer almaktadır.


Doç. Dr. İbrahim DİLEK