Hayretî

16’ncı yüzyılda Vardar’da dünyaya geldi. Asıl ismi Mehmed'dir. Önce Gülşeni tarikatına girdi, ardından Bektaşi oldu. Vezir İsrahim Paşa, sunduğu kasideyi çok beğenince şaire bir tımar vermek istedi. Ancak Padişah Yavuz Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ı küçümseyen şiirleri olduğunu görünce vazgeçti. Daha küçük bir tımar verdi. Hayretî ömrünün sonuna doğru gözlerini kaybetti. 1534’te öldü. Kalenderlik, yiğitlik, samimiyet, coşkunluk dolu şiirleriyle tanınır. Hayretî Divanı, 1981’de Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu ve M. Ali Tanyeri tarafından yayınlandı.

GAZEL

Ben bu bâzrun ne bazerganı ne bezzaâzıyam

Kûy-ı ışkun onmadık bir rind-i şâhid-bâzıyam

Bir megesce kadrüm olsa hân-ı vaslunda n’ola

Ben de hâlümce muhabbet evcinin şeh-bâzıyam

Câna kalmazam bu gün meydanda aslâ Hâk bilür

Rîsmân-ı kâkül-i dil-dârumun cân bâzıyam

Sen nice erbâb-ı hüsn içinde müstesnâ isen

Pâdişâhum ehl-i ışkun ben de bir mümtâzıyam

İt gibi öldürmez isen ger rakîb-i kâfiri

Dime hiç ey Hayretî âlemde ben de gaaziyem


GAZEL

Ne Süleymân’a esirüz ne Selîm’in kulıyuz

Kimse bilmez bizi bir Şâh-ı Kerîmün kulıyuz

Kul olan ışka cihân beğlerine eğmedi baş

Başka sultân-ı cihânuz gör e kimün kulıyuz

Gam yirüz kan yudaruz gûşe-i mihnetde müdâm

Sanma kim Kevser-i Cennât-ı Naîmün kulıyuz

Hüsn-i hâdis kulıyuz sanma bizi sultânum

Vech-i pâkünde olan ân-ı kadîmün kulıyuz

Terk idüb Hayretî’ya tâc ü kabâdan geçdük

Anca bu dünyede bir köhne kilîmün kulıyuz