Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Dersi: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı

Tanzimat Edebiyatı’nın Oluşumu
  • 3 Kasım 1839 tarihinde Mustafa Reşit Paşa tarafından "Gülhane Hatt-ı Hümayunu" adıyla ilan edilen Tanzimat Fermanı kişilerle devlet arasındaki ilişkilerde hukuki yönden pek çok yenilik getirmekteydi.

  • Temelinde düzenleme olan bu yenilik hareketi siyasi ve hukuki yönden Osmanlı’da yepyeni bir dönemi de başlatmıştır.

  • Bu yeni dönemde sağlanan özgürlüklerin de etkisiyle Batı’ya yönelen Osmanlı toplumu her alanda yeniliklerle tanışmaya başladı.

  • Avrupa’ya gönderilen öğrencilerle birlikte Batı’nın sanat ve edebiyat anlayışı da öğrenilmeye başlandı.

  • Batı dillerinde kaleme alınan eserlerin çevrilmesi için oluşturulan Tercüme Odası ve üniversite ders kitaplarının hazırlandığı Encümen-i Daniş, bir okul gibi çalışarak yepyeni bir sanatçı nesli yetiştirdi.

  • İbrahim Müteferrika’nın ilk Türk matbaasını kurması basılı eser sayısının artmasını sağladı.

  • 1831 yılında ilk resmî gazete olan Takvim-i Vekayi ve 1840 yılında devlet desteği aldığı için yarı resmî gazete olarak kabul edilen Ceride-i Havadis basın dünyasının Osmanlı toplumunda gelişmesini sağladı.

  • Tanzimat Edebiyatı olarak andığımız edebiyat kültürünün doğması ise 1860 yılında Şinasi ve Agâh Efendi tarafından çıkarılan Tercüman-ı Ahval adlı ilk özel gazete sayesinde olmuştur.

Tanzimat Edebiyatı’na Genel Bir Bakış
  • Tanzimat Edebiyatı, yenilikçi düşünceye sahip genç sanatçılar tarafından oluşturulmuştur.

  • Bu sanatçılar, Batı’yı örnek almalarına rağmen millî kültür ve değerlere bağlı kişilerdir.

  • Sanatçılar Fransızcayı öğrenmiş ve kendilerini Fransız kültürü ile yetiştirmeye çalışmışlardır.

  • Pek çoğu Avrupa’yı özellikle Paris’i ziyaret etmiş, Batı kültürünü yerinde tanıma fırsatı yakalamıştır.

  • Bu dönem sanatçıları çok yönlü kişilerdir. Gazete yazarlığı, şairlik, roman ve hikâye yazarlığı, tiyatro yazarlığı gibi pek çok alanda faaliyet göstermişlerdir.

  • Sanatçılar divan edebiyatı kültürünün yerine yeni bir edebiyat kültürü koymak istemişler, bu sebeple de yenilik yapmak için çabalamışlardır.

  • Eserlerde kullandıkları dili sadeleştirmek için gayret etseler de ne yazık ki bunu tam anlamıyla başaramamışlardır.

  • Genellikle eski-yeni, Doğu-Batı çatışması içinde kalmışlar ve bu durum eserlerine de yansımıştır.

  • Tanzimat edebiyatını sanata yaklaşımı açısından iki farklı anlayış olarak değerlendirebiliriz:

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatı:
  • 1860 yılında başlayan ve II. Abdülhamit’in 1876’da tahta geçmesine kadar süren bir dönemdir.

  • Bu dönemde hak, özgürlük, adalet ve toplumsal eleştirinin hâkim olduğu eserler kaleme alınmıştır.

  • Toplum için sanat anlayışı bu dönemde sanatçıların temel fikri olmuştur.

  • Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Vefik Paşa, Şemsettin Sami gibi isimler bu dönemde eser vermiştir.

İkinci Dönem Tanzimat Edebiyatı:
  • 1876 yılında başlayıp Servetifünun topluluğunun kurulduğu 1896 yılına kadar süren bir dönemdir.

  • Bu dönemde sanatçılar daha içe kapanık, bireye dönük eserler vermiştir.

  • Sanat için sanat anlayışı bu dönem sanatçılarının temel fikri olmuştur.

  • Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım, Muallim Naci bu dönemde eserler vermiştir.

Tanzimat Dönemi Hikâyeciliği
  • Tanzimat’la birlikte Batı edebiyatından etkilenmeler başlamış; roman, hikâye, tiyatro gibi pek çok Batılı türün ilk örnekleri bu dönemde verilmiştir.

  • Bu dönem hikâyeleri, divan edebiyatındaki mesneviler ile halk hikâyeciliğinin tamamen dışındadır.

  • Onların geliştirilmiş ya da modernleştirilmiş bir şekli değil, tamamen Fransız edebiyatı örnek alınarak oluşturulmuş eserlerdir.

  • Tanzimat edebiyatı sanatçıları romantizm akımının etkisiyle toplumu bilgilendirmek amacıyla edebî eserleri bir araç olarak kullanmışlardır.

  • Bu da o dönemde verilen eserlerin çoğunun teknik yönden kusurlu olmasına sebep olmuştur.

  • Dönemin önemli hikâyecilerinden biri de Ahmet Mithat Efendi’dir.

  • Kendi iç dünyasından ziyade dış çevreyi anlatması yönüyle dikkatleri üzerine çeken Ahmet Mithat Efendi’nin Letâif–i Rivâyât adlı eserler serisindeki hikâyeler, Türk edebiyatındaki ilk yerli hikâye örnekleridir.

  • Sosyal fayda peşinde koşan yazar, okuyucu için yararlı gördüğü telkinleri ön planda tuttuğu için modern hikâye tekniğine tamamen bağlı kalmamıştır.

Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Roman
  • Edebiyatımızdaki ilk çeviri roman, François Fenelon’un (Fransua Fenelon) “Telemaque” (Telemak) adlı eserinin çevirisidir. Bu eseri Yusuf Kâmil Paşa Fransızcadan çevirmiştir. O dönemde bu eser haricinde “Sefiller”, “Monte Kristo Kontu” gibi önemli eserlerin de çevirisi yapılmıştır.

  • Şemsettin Sami’nin “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı eseri, Türk edebiyatının ilk yerli romanı sayılır.

  • Bu dönemde verilen eserlerde -romantizmin etkisiyle- sanatçılar daha çok sosyal sorunları ele almışlardır. Sosyal konuların yanında günlük yaşam ile kadın-erkek ilişkileri, yanlış ve mutsuz evlilikler, esaret, Batılılaşmayı yanlış yorumlayan gençleri konu olarak işlemişlerdir. Dönemin sosyal bir gerçekliği olarak eserlerde aynı anda eski ve yeni aileler, kurumsal düzen, âdetler bir arada bulunmaktadır.

  • Bu dönem roman kahramanları çoğunlukla tek yönlü olarak ele alınmışlardır. Bu nedenle kişiler daha çok “tip” özelliği taşımaktadır.

  • Halkı aydınlatmak ve eğitmek rolünü üstlenen sanatçılar, eserlerinde kişiliklerini ve düşüncelerini saklama gereği duymazlar. Sanatçıların eserde kişiliklerini ortaya koymaları, kahramanlarını taraflı bir şekilde anlatmaları, rastlantılara fazlaca yer vermeleri ve betimlemelerdeki acemilikten dolayı bu dönem romanları teknik açıdan zayıf olarak görülür.

  • Eserlerde halkı aydınlatmak gayesi bulunduğundan dil, divan edebiyatına göre daha sade kullanılmıştır.

  • Bu dönem romanlarında olayların geçtiği mekân genel olarak İstanbul’dur. Özellikle Beyoğlu ve Çamlıca tasvirleri romanlarda göze çarpar.

Tanzimat Döneminin Roman Yazarları
  • Namık Kemal

  • Ahmet Mithat Efendi

  • Şemsettin Sami

  • Recaizade Mahmut Ekrem

  • Sami Paşazade Sezai

  • Nabizade Nazım

Roman Türünde Tanzimat Edebiyatındaki İlkler
  • İlk çeviri roman: Telemak (Yusuf Kâmil Paşa)

  • İlk yerli roman: Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Şemsettin Sami)

  • İlk edebî roman: İntibah (Namık Kemal)

  • İlk tarihî roman: Cezmi (Namık Kemal)

  • İlk köy romanı: Karabibik (Nabizade Nazım)

  • İlk realist roman: Araba Sevdası (Recaizade Mahmut Ekrem)


  • Bu dönemin dikkate değer eserlerinden biri de Sami Paşazade Sezai’nin “Sergüzeşt” adlı romanıdır. Realist anlayışla yazılan eser, üslup ve teknik bakımından oldukça başarılıdır. Bu eser, Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir. Esaret konusunu ele alan kitabın kahramanı, Kafkasya’dan getirilip konaklarda halayık olarak çalıştırılan Dilber’dir.

  • Batılılaşma sorununu, alafranga ve mirasyedi tipinden yola çıkarak ele alan ve Ahmet Mithat Efendi tarafından 1876 yılında kaleme alınan “Felâtun Bey ile Râkım Efendi” adlı roman ise dönemin önemli bir diğer eseri olarak karşımıza çıkar.