İsim (Ad) Tamlamaları

Adlar cümlede özne, nesne, tümleç oldukları gibi başka sözcükleri de tamlar. Ad, adı tamlayınca ad tamlaması (ad takımı) oluşur.


Orhan’ın evi, okul defteri, demir kapı, benim evim, sizin tarlanız, onların dileği, çalışmanın faydası...


Tamlamalarda ikinci adlar tümlenendir; yani asıldır. Birinci sözcükler tümleyendir. Ad tamlamaları, eklerine göre üçe ayrılır:


I. Sevim’in kalemi, Orhan’ın paltosu, Ali’nin bileği...

II. yazı kalemi, çocuk paltosu, erkek bileği...

III. altın kalem, yün palto, demir bilek...


Belirtili Ad Tamlaması (Birinci Türlü Ad Takımı)

Sevim’in eli, ağacın dalı, Ülkü’nün iğnesi, Erdem’in kuzusu... örneklerinde sözcüklerin ikisi de ek alıyor:

• İki ad arasında iyelik ilgisi ile kurulan bu tamlamalarda tümleyen eki -in tümlenen eki -i’ dir.

• Eklerin ikisinde de -i’ler ünlü uyumuna göre değişerek -in, -ın, -un, -ün;-i,-ı, -u, -ü olur.

Türkçede iki ünlü yan yana gelmez. Ünlü ile biten sözcüklere ünlü ile başlayan ekler gelince bu yan yana gelişi önlemek için araya kaynaştırıcı bir ünsüz harf girer.

• Tümleyeni kişi adılı olan ad tamlamalarında tümleyen, çok kez, söylenmez:

Kardeşim, kaleminizi verir misiniz?


Belirtili Ad Tamlamasının Anlamı:

Belirtili ad tamlamalarında başlıca şu anlamlar vardır:


Belirtili bir iyelik anlamı vardır: Çocuğun gömleği ile çocuk gömleği tamlamalarından birincisini ancak belli bir çocuk için kullanırız, ikincisinde belirlilik yok, genellik vardır; çocuklara özgü gömlek” demektir.


Toplumsal ilgiler belirtmeye yarar: Orhan’ın babası, annesi, kardeşi, arkadaşı, dostu, düşmanı, komşusu; benim dayım, sizin teyzeniz...


Yerlerle ilgileri belirtir: Yalçın’ın sokağı, mahallesi, köyü, memleketi; bizim yurdumuz...


İç benlikle ilgili kavramları belirtir: çocuğun zekâsı, usu, üzüntüsü, vicdanı; senin talihin...


Kişisel oluşları belirtir: Sevim’in yürüyüşü, hastalığı; sizin sağlığınız...


Türlü yönlerden ilgiler belirtir: sözün doğrusu, olayın nedeni, arkadaşların birkaçı, okulun birincisi, onun okuması...


Tümleneni sıfat olan ad tamlamaları da kullanılır ve kimileri o sözcüklerle kurulmuş sıfat tamlamalarından daha belirgin bir anlam verir. Karşılaştıralım:

Çiçeğin güzeli, sözün doğrusu, arkadaşın biri, tarlanın hangisi...

Güzel çiçek, doğru söz, bir arkadaş, hangi tarla...

Bu durumlarda tümlenenleri adlaşmış sıfat ya da adıl saymak daha doğru açıklama yoludur; çünkü bu biçimde oluşmuş her tamlamanın çevirisinde anlam yakınlığı bulunmuyor. Deneyelim:

Ailenin büyüğü, Ankara’nın yerlisi, okulun çalışkanı, sınıfın birincisi... tamlamalarını sırasıyla sıfat tamlamalarına çevirelim. Anlamın ne denli değiştiği görülür:

Büyük aile, yerli Ankara, çalışkan okul, birinci sınıf...


Belirtisiz Ad Tamlaması (İkinci Türlü Ad Takımı)

Ders aracı, yaz günü, okul müdürü, Ankara armudu, Türk yurdu... örneklerinde sözcüklerden biri, tümlenen ek alıyor. Belirtisiz ad tamlamaları, tümleyen eki bulunmadığı için belirtili ad tamlamalarına göre daha geniş sınırlı olur; genel olarak bir belirsizlik taşır ve çeşitli anlamlarda kullanılır:


erkek eldiveni, okul kitabı, Türk bayrağı, yolcu uçağı... örnekleri birer genel varlığa özgüdür.

armut ağacı, gül Şdanı, bulgur pilavı, şeker pancarı... tür göstermek için kurulmuştur.

kardeş sevgisi, anne şefkati, çimen yeşili, ayva sarısı, yıldırım hızı... örneklerinde tümleyenler tümlenenlerin niteliğini gösteriyor.

deniz tutması, deprem yıkıntıları, sinir hastalığı, sel felaketi... örneklerinde tümleyenler tümlenenlerin nedenidir.

Fincan böreği, tespih böceği, parmak üzümü... örneklerinde tümleyenler tümlenenlerin neye benzediğini gösteriyor.

belediye başkanlığı, tabur komutanlığı, fabrika işçiliği... de birer görev adıdır. Bu tamlamalardaki -lik eki olmazsa görevi yapan, görevli anlamına gelir: belediye başkanı, tabur komutanı, fabrika işçisi gibi bu tamlamaların hepsi de genellik anlamı içindedir.

• Şehir, yer özel adlarıyla yapılan görev anlamlı belirtisiz ad tamlamalarında bu genellik anlamı daralır ve belirsizlik ortadan kalkar: Ankara Valiliği, Ankara Valisi; İngiliz Kralı, İngiltere Krallığı; Amerika Elçiliği, Amerika Elçisi; Kanlıca Muhtarlığı, Kanlıca Muhtarı...

çiçek bahçesi, kimsesizler yurdu, taş ocağı, kuş yuvası, savaş alanı, oyun salonu gibi örnekler; tümleyenlere özgü yerleri anlatmaktadır.

• Yer adları olmaya elverişlidir: İskenderun Limanı, Taksim Alanı, Konya İstasyonu, Sakarya Köprüsü, Ankara Caddesi, Taşkent Sokağı...

• Kurum ve kurul adları olur: Ziraat Bankası, Türk Dil Kurumu, Öğrenci Birliği, İşçi Sigortası, Fen Fakültesi, İş Bankası...

• Mecazlı anlatımlara elverişlidir: umut ışığı, gönül avcısı, akşam güneşi, ömür törpüsü...

• Belirtisiz ad tamlamalarında; tümleyenler, şehir ve yer adları olunca varlıkların yetiştiği, çıktığı yerleri, cinslerini belirtir: Amasya elması, Ankara keçisi, Van kedisi, Antep fıstığı, Rize çayı...

Tümleyen, kişi adları olunca onlara ilişkin yapıtları, buluşları belirtir: Fuzuli Divanı, Naima Tarihi, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Arşimet Kanunu...

Böyle örneklerin belirtili ad tamlamalarıyla anlatıldığı da olur: Reşat Nuri’nin romanları, Yakup Kadri’nin Yaban’ı, Ziya Gökalp’ın makaleleri, Sait Faik’in hikâyeleri...

• Tümleyeni kişi adı, tümleneni sıfat ve sıfat gibi kullanılmaya elverişli olan belirtisiz ad tamlamaları yerme, aşağılama için de kullanılabilir: Orhan yaramazı, Ali çapkını, Musa budalası,... toplanıp da neler yapmışlar neler!...

edepsizi..., domuzu..., hınzırı..., serserisi...

• Osmanlıcada Arapça, Farsça sözcüklerden -i ekiyle yapılan sıfatlarla kurulmuş tamlamaların birçoğu, dilimize bu belirtisiz ad tamlamalarıyla çevrilmiştir: lisan-ı Farisi, takvim-i şemsi, ticaret-i bahriye; Fars dili, güneş takvimi, deniz ticareti...

• Kaynaşıp bileşik ad olan örnekler de çoktur: Adapazarı, Boğaziçi, Kuşadası, İnönü, Dadaloğlu, hanımeli, dil bilgisi...

Kullanım alanı çok geniş olan belirtisiz ad tamlamalarının anlamları da çok çeşitlidir.

Yukarıdaki açıklamalarda yer almayan diğer örnekleri bulmak sizin için güç olmayacaktır.


Takısız Ad Tamlaması (Üçüncü Türlü Ad Takımı)

Demir çubuk, bakır kap, yün çorap, tunç bilek, taş yürek...

Tamlamayı kuran sözcüklerin ikisi de ek almıyor. Bu tamlamalar anlam bakımından ikiye ayrılır:


• Tümleyen, asıl adın neden yapıldığını gösterir: mermer saray, kerpiç duvar, ipek gömlek, tahta sandık, lastik top, taş köprü, bakır mangal, keten gömlek...

• Tümleyen, asıl adın neye benzediğini gösterir: aslan asker, tunç bilek, taş yürek(li), sırma saç, demir pençe, çelik irade, şeytan adam...

Bu çeşit tamlamalar, benzetmelerin en kısası ve anlamca en güçlüsüdür. Takısız ad tamlamalarında tümleyen, -den ekiyle çekimlenmiş de olabilir: mermerden saray...


Ad Tamlamalarında Sözcük Türleri:

Ad tamlamaları;

• Ad soylu sözcüklerle; ad, adlaşmış sıfat, adıl, belirteç, ünlemlerle kurulur: evin duvarı, düşenin dostu, onun kardeşi, arkadaşların çoğu; ahların vahların uzaması, öğrencilerin üçü, işin kötüsü, sözün kısası...

• Eylem soylu sözcüklerle (eylemsilerle) de ad tamlamalarının kurulduğu olur: Orhan’ın yazdığı yazacağı; bunun olup olmayacağı...

• Bağımsız cümleler de ad tamlamalarına girer: “Yalnız duyan yaşar.” sözü derler ki doğrudur.

(Düşünce, Yahya Kemal Beyatlı)

“Vakit nakittir”in doğruluğu...

Yaşa, var ol sesleri alanı dolduruyordu.


Ad Tamlamalarında Sözcüklerin Yer Değiştirmesi:

Türkçe tamlamalarda tümleyen önce, tümlenen sonra gelir. Bu sıranın ölçü ve uyak (kaŞye) düzeni yüzünden koşuklarda değiştiği az da olsa görülür:

Postu sırtında gezer hayvanın. = (hayvanın postu)

İlmi sadrında olur insanın. = (insanın ilmi)

(Sümbülzade Vehbi, XVIII.)

Koçyiğitler elde silah tutuyor.

Zafere çıkıyor yolu Afyon’un. = (Afyon’un yolu) (Afyon Türküsü, Osman Atillâ)

Nema’rekeydi çepçevre göğsü kandı yerin. = (yerin göğüsü) (Vahdet, Mehmet Akif Ersoy)

Devrik cümlelerde, konuşma dilinde de bu değişmelere rastlanır: Çocuklar, serin sularına daldılar denizin. = (denizin serin sularına) (Efsaneler, Ali Püsküllüoğlu)

Açıldı mı kapısı sınıfın? = (sınıfın kapısı) Bu yer değiştirme ancak belirtili ad tamlamalarında olur.


Ad Tamlamalarında Sözcük Düşmesi:

• Soruya yanıt olan cümlelerde:

Tümlenen düşer:

- Turgut kimin kardeşidir?

- Orhan’ın...

Tümleyen düşer:

- Turgut, Orhan’ın nesidir?

- Kardeşidir.

• Yinelememek için de tümlenen düşer:

Bu defter benim (defterim) dir.

Şu ev çobanın (evi) dır.

Elimdeki kalem sizin (kaleminiz) dir.

Mesut ve ileri Türkiye’nin saadeti herkesindir. = (herkesin saadetidir.) (Falih Rıfkı Atay)

• Özel ad bulunan tamlamalarda; “oğlu, kızı...” tümlenenleri, yinelenmiş olacağı için, düşürülebilir: Muhtarın (oğlu) Memiş, Hasan Dayıların (kızı) Fatma, İmamın (kızı) Zehra...

• Kişi adıllarıyla kurulan tamlamalarda tümleyen sık sık düşer: (Benim) kardeşim, (sizin) babanızı tanıyor...

• Üçüncü kişilere ait iyelik (tümlenen) eki almış sözcükler vardır ki tümleyenlerin bulunduğu ve düştüğü artık düşünülmez olmuştur: süresi dolmadan, ellisinde bir kadın, yetmişini bulmuş bir adam, iyisi mi, doğrusu, başkası, çoğu, birkaçı, öbürü, hangisi, nicesi...

Burası, şurası, orası nasıldır?

Böylesi, öylesi görülmüş müdür?

Bazısı (bazıları) böyle söyler.

Biri geldi.

Önemi yok...


Ad Tamlamalarında Araya Sözcük Girmesi:

Orhan’ın beş gün önce kaybolan defteri bulundu.

Şehrin, şimdiye değin görmediğim bir semti...

Memleket ve milleti korumaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu mütehassıs ve birer âlim olmaları lazımdır. (Atatürk)

örneklerinde olduğu gibi belirtili ad tamlamalarında tümlenenin sıfatları ve sıfat öbekleri araya girer.

• Belirtisiz tamlamalarda ve takısız tamlamalarda araya sözcük girmez. Bunlarda tümlenenin sıfatları tamlamaların başına gelir: siyah güneş gözlüğü, ucuz okul önlüğü, dört fabrika işçisi, Büyük Millet Meclisi, büyük mermer saray, küçük demir kapı...

• Belirtisiz tamlamanın başına, tümlenenin neden yapıldığını gösteren ad gelir. Böylece belirtisiz ve takısız tamlamaların öbekleştiği görülür:

Hasır yemek sepetlerinin altında kullanılmaktan eskiyen...

(İshak, Onat Kutlar)

Altın kol saati, yün erkek çorabı, gümüş çay kaşığı... Bunlara karma tamlama adı da verilir.


Ad Tamlamalarının Çoğullanması:

Çocukların oyunu, evin pencereleri, öğrencilerin kitapları...

Belediye başkanları, gül fidanları, müdürler toplantısı, yürekler acısı, kahramanlar yurdu, avuçlar dolusu...

Taş bebekler, demir bilekler, çelik süngüler, yün ceketler...

Yukarıdaki örnekleri incelersek şu sonuçları elde ederiz:

• Belirtili ad tamlamalarında, anlam gereğine göre, sözcüklerden biri ve ikisi de çoğullanır.

• Belirtisiz ad tamlamalarında sözcüklerden ancak biri çoğullanır.

• Takısız tamlamalarda yalnız tümlenenler çoğul eki alır.

• Çoğul eki, türetme eklerinden önce gelir.


Zincirleme Ad Tamlaması

Şehrin sokaklarının temizliği, çocuk kitapları sergisi, belediye başkanları toplantısı, Orhan’ın kardeşinin tarih kitabı, Sevim’in teyzesinin oğlunun arkadaşı, (sizin) teyzenizin torunu, (benim) halamın kızı...

Örneklerde görülüyor ki:

• Her tamlama bir ad sayılıyor ve başka bir ada tümleyen oluyor.

• Böylece ikileşen tamlama da bir başka ada tümleyen olabilir. Bu yolla, tamlamaların üçlüsünü, dörtlüsünü ve daha çoğunu da kurabiliriz.

Bunlara zincirleme ad tamlaması adı verilir. İkiyi aşan tamlamalar, kullanışlı değildir; bu tür tamlamalardan sözde de yazıda da kaçınmakta yarar vardır. İkililer içinde de çok hecelilerin söylenişlerindeki ağırlık hoşa gitmez. Odanızın pencerelerinin açıklığı, küçüklerin teyzelerinin oğulları gibi örneklerde de gördüğünüz gibi aralıklı da olsa ikiyi aşan zincirlemeler kullanışlı değildir:

Okulumuzun üçüncü sınıflarının dün sona eren sınavlarının sonuçlarını bildiriyorum.

Yukarıdaki gibi cümlelerde sevimsizliği gidermek veya azaltmak için tamlama sadeleştirilebilir:

Üçüncü sınıfların sınav sonuçlarını bildiriyorum.

Anlatımı cümlelere bölmek yoluna gidilebilir:

Üçüncü sınıfların sınavları sona ermiştir; sonuçlarını bildiriyorum...


Ad Tamlamalarında Tümlenen Ekinin Art Arda Gelmesi:

Türkçede görevleri aynı olan ekler art arda gelmez. Tümleyen ve tümlenen ekleri de böyledir. Ancak:

• Birkaç sözcükte tümlenen ekinin art arda geldiği görülür: birisi, kimisi... Bu ekler, sözcüklerin gövdelerine kaynamıştır, kalıplaşmıştır.

• Belirtisiz ad tamlamalarının kaynaşmasıyla oluşmuş birkaç birleşik adda da iki tümlenen ekinin art arda geldiği görülür: onbaşı - takımın onbaşısı, yüzbaşı - bölüğün yüzbaşısı; Orhan’ın kahvaltısı, ayakkabıları...

• Ad tamlamalarında çoğul eki -ler, tümlenen eki -i’den önce gelir. Şu örneklerde ekle gövde büsbütün kaynaştığı için -ler, en sona gelir: onbaşılar, yüzbaşılar, yılbaşılar, kahvaltılar, ayakkabılar...