Maddelerle Önemli Edebiyat Bilgileri

1. Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından Halit Ziya Uşaklıgil “Mensur Şiirler” adlı eserinde vermiştir.

2. Türk edebiyatında mensur şiir türündeki bazı eserler şunlardır:

- Halit Ziya Uşaklıgil = Mezardan Sesler.

- Mehmet Rauf = Siyah İnciler

- Yakup Kadri = Erenlerin Bağından, Okun Ucundan

- Ruşen Eşref Ünaydın = Damla Damla

- Sabahattin Kudret Aksal = Mavi

3. Şiirden bağımsız olan, tek başına bir anlam taşıyan dizelere “azade mısra (mısra-ı azade) denir.

4. Şiirin tek başına dilden dile dolaşan, hafızalarda yer eden en güzel dizesine “mısra-ı berceste”denir.

5. Edebiyatımızda aruz ölçüsü ilk kez Kutadgu Bilig adlı eserde kullanılmıştır.

6. Kısa bir heceyi, ölçü gereği uzun okumaya imale denir. İmale, bir aruz kusurudur.

7. Zihaf, uzun bir heceyi, ölçü gereği kısaltmaktır. Zihaf, bir aruz kusurudur.

8. Vasl (Ulama) , Ünsüzle biten bir sözcüğün son ünsüzünü, ondan sonra gelen ve ünlüyle başlayan sözcüğün ilk hecesine bağlamaktır.

9. Takti (Kesme), Aruz ölçüsünde duraklardaki kesmedir. Aruz ölçüsünde duraklar sözcükleri bölebilir.

10. Med, bir uzun heceyi, bir uzun bir kısa hece yapmaktır.

11. Serbest (Ölçüsüz) şiirin ilk örneklerini Abdülhak Hamit Tarhan, 1913 yılında “Validem” adlı eserinde vermiştir.

12. Lirik Şiir, Duygusal yönü ağır basan şirlerdir. Bu şiirlerde coşkulu bir anlatım vardır.

13. Epik Şiir, Savaş, kahramanlık gibi konuları işleyen şiirlerdir.

14.Pastoral Şiir, Doğa güzelliklerini, köy ve çoban yaşamını işleyen şiirlerdir.

15. Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan pastoral şiirlere “eglog” denir.

16. Bir çobanın ya da ozanın ağzından kır yaşamının güzelliğini, çekiciliğini anlatan pastoral şiirlere“idil” denir.

17. Didaktik Şiir, düşüncenin ağır bastığı, bilgi vermeyi amaçlayan öğretici şiirleridir.

18. Satirik Şiir, Toplum yaşamındaki yanlışlıkları, düzensizlikleri, eksikleri, kişilerin yanlışlarınıalaylı bir dille anlatan şiirlere ‘Satirik Şiir’ denir.

19. Satirik şiirler, Divan edebiyatında “hicviye” , Halk edebiyatında “taşlama” adıyla anılır.

20. Dramatik Şiir, manzum tiyatro yapıtlarındaki şiirlerdir. Hayatın acıklı, komik, korkunç yönlerini konu edinir.

21. Koşuklar, Aşık edebiyatındaki koşmaların karşılığıdır. Bu nedenle koşmayla koşuk arasında çeşitli bakımlardan benzerlikler vardır.

22. Bilinen en eski sagu, Alp Er Tunga Sagusu’dur.

23. Sagunun Halk edebiyatındaki karşılığı ağıt, Divan edebiyatındaki benzeri (karşılığı) mersiyedir.

24. Sav, günümüzdeki atasözünün karşılığıdır.

25. Mani, genellikle tek dörtlükten oluşur. 7’li hece ölçüsüyle oluşturulur. Konuya giriş için söylenen ilk iki dizeye “doldurma dize” denir. Asıl düşünce, ileti ise son iki dizede bulunur.

26.Türkü,genellikle üçer ya da dörder dizeli bentler ve her bendin sonunda tekrarlanan“kavuştak” ya da “bağlama” adı verilen nakarat dizelerinden oluşur.

27. Divan edebiyatında manzum olarak oluşturulan bilmecelere “lugaz” denir.

28. Koşmalar, konularına göre şu türlere ayrılır :

Güzelleme: Aşk, sevgi ve doğa güzelliklerini işleyen koşmalardır.

Koçaklama : Kahramanlık, savaş gibi konuları işleyen koşmalardır.

Taşlama : Herhangi bir kişiyi ya da toplumdaki aksaklıkları eleştiren koşmalardır.

Ağıt : Bir kişinin ölümünden duyulan acıyı dile getiren koşmalardır.

29. Koşma nazım biçimi, İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki “koşuk ; Divan edebiyatındaki“gazel” ile benzerlik gösterir.

30. Semainin koşma nazım biçiminden ayrılan yönleri kendine özgü bir ezgiyle söylenmesi ve 8’lihece ölçüsüyle oluşturulmasıdır.


31. Kimin tarafından yazıldığı bilinmeyen destanlara doğal destan, yazarı bilinen destanlara yapay destan denir.

*Bozkurt – Doğal Destan (Göktürk)

*Türeyiş – Doğal Destan (Uygur)

*Nasihat Destanı – Yapay Destan (Karacaoğlan)

*Genç Osman Destanı – Yapay Destan (Kayıkçı Kul Mustafa)

* Çanakkale Şehitlerine – Mehmet Akif Ersoy

* Üç Şehitler Destanı – Fazıl Hüsnü Dağlarca

32. İlahiler, Bektaşilikte “nefes” ; Alevilikte ise “deme” adını alır.

33. Nutuk, tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek, onları bilgilendirmek amacıyla söylenen didaktik şiirlerdir.

34. Şathiye, Tanrıyla konuşur gibi söylenen, inançlardan alaycı bir dille söz edilen şiirlerdir.

35. Hikmet, dini ,ahlaki, felsefi konuları işleyen öğüt şiirleridir.

36. Gazeller, aruz ölçüsüyle, 5-15 beyit arasında oluşturulur. Gazelin ve kasidenin uyak düzeni“aa/ba/ca/da… ”biçimindedir.

37. Gazelin ilk beyitine “matla” , son beyitine “makta” , en güzel beyitine “beyt’ül-gazel” , şairin mahlasını (takma adını) söylediği beyte “taç beyit” denir.

38. Divan edebiyatında parça güzelliği benimsendiği için gazellerde de genellikle konu birliği yoktur. Beyitleri arasında konu birliği olan gazellere “yek – ahenk gazel” denir. Bütün beyitleri birbirinden güzel olan gazellere ise “yek – avaz gazel” denir.

39. Bazı gazeller beyitler tam ortasından bölünerek dörtlük biçimine getirilir. Bu şekilde oluşturulan gazellere “musammat gazel” denir.

40. Kaside, din ve devlet büyüklerini övmek için yazılan ve bir karşılık beklenen şiirlerdir. Beyitlerle oluşturulur, gazel gibi (aa/ba/ca …) uyaklanır. Beyit sayısı genellikle 33-93 arasında değişir.

41. Methiye, kasidenin en önemli bölümüdür. Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür.Bu bölüm kasidenin en uzun bölümüdür.

42. Tegazzül, kasidenin arasında kullanılan, onunla aynı ölçü ve uyakta olan gazeldir.

43. Fahriye, şairin kendini övdüğü bölümdür.

44. Mesnevi, divan edebiyatının en uzun nazım biçimidir. Uzun aşk öyküleri ve dini, tasavvufi, ahlaki öyküler genellikle mesnevi nazım biçiminde yazılmıştır. (aa/bb/cc/dd …) uyaklıdır.

45. Beş mesneviden oluşan eserlere “hamse” denir.

46. Edebiyatımızdaki ilk mesnevi Yusuf Has Hacip‘in Kutadgu Bilig adlı eseridir. Türk edebiyatının önemli mesnevilerinden bazıları şunlardır :

Garipname ---------- Aşık Paşa

İskendername ------ Ahmedi

Harname ------------ Şeyhi

Mantıku’t Tayr ------ Gülşehri

Hayriye ------------- Nabi

Hayrabad ----------- Nabi

Hüsn ü Aşk --------- Şeyh Galip

47. Müstezat, gazelin dizelerinin her birinin ardına kısa dizeler eklenerek yazılan şiir biçimidir. Eklenen bu kısa dizelere “ziyade” adı verilir.

48. Terkib-i bentin edebiyatımızdaki en güzel örneklerini Bağdatlı Ruhi, ve Ziya Paşa vermiştir.

49. Bir şairin, başka bir şairin şiirini konu ve biçim yönünden örnek alarak aynı ölçü, aynı uyak ve aynı redifle yazdığı benzer şiire “nazire” adı verilir.

50. Terci-i bendin edebiyatımızdaki en güzel örneklerini Ziya Paşa ve Şeyh Galip vermiştir.

51. Rubainin Dünya edebiyatındaki en büyük ustası Ömer Hayyam’dır.

52. Türk şairlerin, Halk edebiyatı ürünü olan maniden etkilenerek Divan edebiyatına kazandırdıkları nazım biçimi tuyuğdur.

53. Türk edebiyatında tuyuğ nazım biçiminin en önemli ustaları Kadı Burhanettin ve Ali Şir Nevai’dir.

53. Türk şairlerin türküden etkilenerek Divan edebiyatına kazandırdıkları nazım biçimi şarkıdır.

54. Şarkı nazım biçiminin öncüsü ve en başarılı temsilcisi, 18.yüzyıl sanatçısı, Lale Devri şairiNedim’dir.

55. Mersiye, Divan edebiyatında önemli bir kimsenin ölümünden duyulan üzüntüyü dile getiren şiir türüdür.

56. Hicviye, Divan edebiyatında herhangi bir kişiyi, olayı, durumu yermek (eleştirmek) için yazılan şiirlerdir. Hicvin en başarılı örneklerini Nef’i vermiştir.

57. Allah’ın varlığını, birliğini işleyen şiirlere Divan edebiyatında tevhit denir.

58. Münacat, Allah’a yalvarış, yakarış şiirleridir.

59. Hz. Muhammed’i övmek ona olan sevgiyi anlatmak için yazılan şiirlere naat denir.

60. Hz Muhammed’in doğumunu anlatan şiirlere mevlid denir..

61. Mevlid türünün en başarılı örneğini Süleyman Çelebi Vesiletü’n-Necat adlı eseriyle vermiştir.


62. Sone nazım biçimi Türk edebiyatında ilk kez Servet-i Fünun döneminde kullanılmıştır.

63. Dante’nin İlahi Komedya adlı eseri terzarima nazım biçiminin en önemli örnekleri arasında yer alır.

64. Servet-i Fünun döneminde müstezat serbestleştirilerek serbest müstezat adında yeni bir nazım biçimi oluşturulmuştur.

65. Serbest müstezat, aruz ölçüsünün klasik kalıplarının bozulmasıyla oluşturulan bir nazım biçimidir. Serbest müstezatta aynı şiirde birden çok aruz kalıbı bir arada bulunur.

66. Serbest müstezatın en başarılı örneklerini Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin ve Ahmet Haşim vermiştir.

67. İnsan dışındaki varlıkların konuşturulmasına dayalı olan söz sanatına İntak (Konuşturma) denir.


68. İntak sanatının olduğu her yerde “teşhis” de vardır.

69. Şiirde satır başlarındaki harflerle yukarıdan aşağı anlamlı kelimeler oluşturma sanatına“akrostiş” denir.

70. Türk edebiyatında ilk makaleyi “Şinası” yazmıştır. Bu makale “Tercüman-ı Ahval”gazetesinde “Mukaddime” adıyla yayımlanmıştır.

71. Fıkra türünün ilk başarılı örneğini Ahmet Rasim vermiştir.

72. Fıkra ile makale arasındaki temel fark fıkranın bir düşünceyi kanıtlama amacı gütmemesine karşılık makalenin kanıtlama amacı gütmesidir.

73. Deneme türünün öncüsü Fransız yazar Montaigne’dir. Edebiyatımızda ise en başarılı denemeciNurullah Ataç’tır.

74. Sohbet (söyleyişi) türüyle deneme türü arasındaki temel fark şudur: Sohbet türünde yazarkarşısındakiyle konuşuyormuş gibi (senli benli anlatım) yazar. Deneme türünde yazar kendiyle konuşuyormuş gibi (benli anlatım) yazar.

75. Türk edebiyatında anı türünün ilk örneği olarak Babürşah’ın Babürname adlı eseri kabul edilir.

76. Seydi Ali Reis’in Mirat’ül – Memalik adlı eseri ilk gezi (seyahatname) eserlerimizdir.

77. Biyografi türüyle benzerlik gösteren eserlere divan edebiyatında “tezkire” denir. Ayrıca peygamberlerin yaşamlarını anlatanlara “siyer” denir.

78. İlk tezkireyi 15.yüzyılda Çağatay edebiyatının büyük şairi Ali Şir Nevai Mecalisü’n Nefaisadıyla yazmıştır.

79. Otobiyografiyle biyografi arasındaki fark; otobiyografide yazar, kendi hayatını anlatırken;biyografide yazar, başka birini hayatını anlatır.

80. Fuzuli’nin Şikayetname adlı düzyazı örneği, edebi mektup türünün gerçek anlamda ilk örneklerindendir.

81. Mektup türünü kullanarak roman yazma tekniğini ilk kez Hüseyin Rahmi “Mutallaka” adlı romanında denemiştir. Halide Edip Adıvar’ın “Handan” adlı romanı da mektuplardan oluşur.


82. Masallarda “Bir varmış bir yokmuş.” diye başlayan bölüme döşeme adı verilir.

83. Hayvanları konuşturma sanatına fabl denir.

84. Fablın bilinen en eski örneği Hint edebiyatında Pançantahtra (Arapça çevirisi Kelile ve Dimne); eski Yunan edebiyatında ise Aisopos masallarıdır.

85. Batı’da La Fontaine fabl türünün en ünlüsüdür.

86. Olayın hikayesinin kurucusu Fransız Guy de Maupassant’tır. Bizim edebiyatımızda da olay hikâyesinin en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir.

87. Durum hikayesinin dünya edebiyatındaki kurucusu Anton Çehov’dur. Bizim edebiyatımızda durum hikayesinin en önemli yazarları şunlardır; Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal…

88. Hikaye (öykü) türünün dünya edebiyatındaki ilk örneklerini İtalyan yazar Boccacio’ “Decameron” öyküleri ile vermiştir.

89. Türk edebiyatının ilk yazılı metinleri Göktürk Yazıtlarıdır. (Orhun Abideleri)

90. Dede Korkut Hikayeleri desten geleneğinden halk öykücülüğüne geçişin ilk izlerini taşır.

91. Hikaye türünün Batılı anlamda ilk sağlam ve güzel örneği Samipaşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler” adlı yapıtıdır.