Irak ve Türk Edebiyatı


Irak Türk nesrinin gelişmesi, hiç şüphesiz matbaanın kurulması ile başlamıştır. Kerkük'te ilk olarak Havadis gazetesinin, daha sonra Maarif dergisinin yayımlanması, nesir hayatına canlılık getirmiştir. Bu dönemde yazıları ile ilgi çeken isimlerin başında Kudsîzâde Ahmad Medenî Efendi (1889-1940), Fethi Safvet Kirdar (1896-1966), Ali Kemal Kâhyaoğlu ve Cevad Nesiboğlu ( -1959) gelir. Daha çok makale, fıkra ve deneme türünde örnekler verilen 20. yüzyılın ilk yarısında, Türk men nesri, hikâye ve roman türünde fazla atılım yapamamıştır.


Irak Türk edebiyatı, 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra nesir alanında büyük canlılık yaşamıştır. Yazı dilinde sadeleşme süreci, Ata Terzibaşı'nın öncülüğünde Beşir gazetesinin (İlk sayısı 23 Eylül 1958) yayımlanması ile başlamıştır. Daha sonra Kardaşlık dergisinin (ilk sayısı Mart 1961) yayın hayalına katılması, bu süreci daha da hızlandırmıştır. Gerçi Hıdır Lütfi ve Molla Sabir gibi, eski kuşağa mensup olan bazı yazarlar, sadeleşme hareketine katılmamışlardır. Ancak Ata Terzibaşı'nın dil ve edebiyat üzerine yazdığı makaleler, dilde özleşme akımını güçlendirmiştir. Bununla birlikte Çağdaş Irak Türkmen edebiyatında Reşit Kâzım Beyatlı (1914-1983), Rıfat Yolcu (1926) ve Ali Marufoğlu (1927) gibi isimler nesir alanında sade dilin gelişmesinde önemli rol oynamışlardır.


Bu dönemde, özellikle denemeleri ile ilgi çeken Abdulhekim Rejioğlu (1910-1975), geliştirdiği akıcı ve delifişek üslûbu ile, önemli yeniliklere öncülük ederek, Türkmen edebiyatı tarihinde müstesna bir yere sahip olmuştur. Yine bu dönemde fıkra, gezi notlan, aktüalite ve magazin yazıları ile İhsan Vasfi (1923), olgun yazıları ile folklor, edebiyat ve kültür tarihçisi Ata Terzibaşı (1924), fikrî ve edebî yazılan ile Rıfat yolcu (1926), deneme ve hikâyeleri ile Ali Marufoğlu (1927), Türkmen edebiyatına hikâye türünü yerleştiren Haşim Kasım Salihi (1927), düşünce ve fikir yazıları, tarihî araştırma, eleştiri ve denemeleri ile Erşat Hürmüzlü (1943) en çok ilgi toplayan isimlerdir.


Iraklı Türk yazarlarının, hikâye ve hele roman alanında fazla varlık göstermemeleri de, yine Türkçe'den, Türk dünyasından ve Türk edebiyatı çevrelerinden uzak ve kopuk kalmalarına bağlıdır. Çünkü bu türde anlatım yine Türkiye Türkçesi ile sağlanmaktadır. Yoğun biçimde Türk kültür ve edebiyat dünyasından beslenmeleri mümkün ol-saydı, hiç şüphesiz pek çok yetenekli Türkmen edebiyatçısının hikâye ve roman türünde de başarılı ürünler vermeleri mümkün olabilirdi.


Irak Türk kökenli olan, ancak Irak dışına göç eden ve özellikle Türkiye'ye yerleşen güçlü edebiyat temsilcilerine son olarak işaret etmek gerekir. Iraklı Türk edebiyatçıları olarak Türkiye'de üne kavuşan Hâşim Nâhid Erbil (1880-1959 ?), Mehmed Râsih Öztürkmen (1889-1936), Necmettin Esin (1912-1987), Ömer Öztürkmen (1929) ve oyun yazarı olan Devlet Tiyatroları sanatçısı İsmet Hürmüzlü (1938) bunların, arasında ilgi çeken güçlü isimlerdir.


Günümüzde Irak’ın Musul, Erbil, Kerkük, Diyale, Bağdat gibi iller ve bu illere bağlı onlarca ilçe, nahiye ve köyde yaşayan Türkmenler zengin bir Türk halk edebiyatına sahiptir.


Türk dünyasının her yerinde olduğu gibi Irak Türkmen halk edebiyatı ürünlerini mensur ve manzum olmak üzere iki bölüm altında toplanmaktadır.


Mensur halk edebiyatı ürünleri arasında masal, halk hikâyesi, efsane (matal), fıkra (nükte), menkıbe vb. ürünlere bakıldığında Türk dünyası sahasında olduğu gibi Irak Türkmenleri arasında da Türk motifleri ile süslü olup canlı olarak yaşatılmaktadır. Hatta anlatılan ürünlerin büyük bir kısmı bölge ağız özelliği bir kenara Türk dünyası sahası ile tıpatıp ayinlik arz etmektedir. Arzı Kamber, Kerem Aslı, Köroğlu gibi halk hikâyelerinin bölgede aynı şekilde anlatılmaktadır. Bununla birlikte Türkiye’de ve diğer Türk toplulukları arasında anlatılan masal ve efsanelerin birçok varyantını bölgede tespit edilebilir.


Ninni (leyle, nenni), ağıt (sazlamağ), atasözü (eskiler sözü), deyim, bilmece (tapmaca), mani (me‘ni), hoyrat (xoyrat, xoryat, qoyrat, qoryat), alkış-kargış (dö‘e-bedö‘e), tekerleme (çaşırtmaca) gibi manzum ürünler Irak Türkmen halk edebiyatının başlıca ürünleridir. Bu ürünler arasında hoyrat ve manilerin müstesna bir yeri vardır. Hatta şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki hoyrat ve maniler Irak Türkmen halk edebiyatının şah damarını oluşturmaktadır. Irak Türkmenlerinin sözlü edebiyatında ve hatta günlük hayatında hoyrat olmazsa olmazların arasındadır. Çocuğundan yaşlısına kadar herkes hoyrat söyleyebilir. Nitekim Türkmen musikisinin sözlü kısmı olan güftelerinin büyük bir kısmı da mani ve hoyrat dörtlükleri oluşturur.


Doç. Dr. İbrahim DİLEK