Halk Hikayeleri

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Dersi: Halk Hikayeleri


Halkın ortak malı olan halk hikâyeleri, göçebe hayattan yerleşik hayata geçişin ilk ürünlerindendir. Halk hikâyeleri, zaman ve coğrafyanın etkisiyle efsane, masal, menkıbe, destan vb. ürünlerle beslenerek o dönemde uzun soluklu olayların anlatıldığı metinlerin yerini tutmuştur. Bu türün gelişiminde tarihi olayların ve dinin de etkisi vardır.


Halk hikâyelerinin konuları genellikle aşk (Tahir ile Zühre, Arzu ile Kamber, Âşık Garip Hikâyesi.) ve kahramanlıktır (Köroğlu vb.). Bazen de her iki konu birlikte işlenir (Kirman Şah, Yaralı Mahmut.).


Hikâyeleri ortaya çıkaran olaylar, gerçek ya da gerçeğe yakındır. Bu nedenle ortaya çıktıkları dönemin tarihi olayları bazen aynı şekilde bazen de hikâye gerçekliği içinde yer alır. Kaynağı Türk, Arap-İslam ve Hint-İran olan, büyük ölçüde meddahlar ve saz ustası âşıklar tarafından anlatılan halk hikâyelerinde ezgi ve şiir iç içedir.


Bu sözlü dönem ürünlerinde konuşma dilinin özellikleri görülür. Halk hikâyelerinde her zaman bir engel vardır. Sevenler mezarlarında da rahat kalamazlar, bir çalı dikeni, bir böğürtlen otu olur; iki sevdalının, iki gülfidanının arasında biter. Bugün Anadolu'nun birçok köy, kasaba ve ilinde halk hikâyelerinin kahramanlarına ait olduğu düşünülen makamlar, türbeler vardır.


Kerem ile Aslı

Kerem, XVII. yüzyıl başlarında yaşadığı sanılan bir saz şairidir. Doğu Anadolu'da halk hikâyeleri geleneğini sürdüren âşıklar arasında Kerem'in Aslı'yı aramak üzere gurbete çıkış tarihi XVI. Yüzyılın başları olarak gösterilmektedir. Kerem ile Aslı hikâyesinin ne zaman yazıya geçirildiği belli değildir.


Halk hikâyelerinde olduğu gibi bu hikâyede de baştan sona kadar nazım ve nesir karışık olarak verilmiştir. Olaylar nesirle, duygular nazımla anlatılmıştır. Kerem, gerçek bir kişi olmakla birlikte onun başından geçmiş gibi gösterilen olayların çoğu olağanüstü bir özellik taşımaktadır. "Aldı Kerem, deyip kesti, yola revan oldu" gibi halk hikâyelerinde kullanılan kalıplaşmış sözler bu hikâyede de sıkça tekrarlanmıştır.


Hz. Ali Cenknâmeleri


Hz. Ali Cenknâmeleri 13.yy Türk edebiyatında önemli örneklerle kendini göstermiştir. Hz. Ali Cenknâmeleri, kahramanlık konusunu işleyen, dine dayalı destansı hikâyeler içerisinde yer alır. Onun kahramanlıkları dilden dile anlatılarak kimi zaman tarihi hakikatleri de aşarak destansı bir boyuta ulaşmıştır.


Sözlü gelenekte var olan cenknâmeler, daha sonra yazıya geçirilmiştir. Cenknâmelerin büyük bir kısmının günümüzde yeniden ele alınıp hikâyelere konu edilmesiyle bu eserler, modern Türk hikâyeciliğine de kaynaklık etmiştir. Cenknâmeler, şekil bakımından nazım, nesir veya nazım-nesir karışık olarak kaleme alınmıştır.