Sıfat Tamlaması (Sıfat Takımı)

• Sıfatların asıl görevi adları tamlamaktır: engin deniz, kırmızı çiçek, yiğit Türk, on iki öğrenci, beşinci sınıf, birkaç kuruş, Mithat Paşa, Nasrettin Hoca...


• Sıfatlar adılları tamlar: zengin kimseler...

• Sıfatın adları ya da adılları tamlamasıyla ortaya gelen söz öbeğine sıfat tamlaması (sıfat takımı) denir. Sıfat tamlamaları, kuruluş eki almaz; bu bakımdan takısız ad tamlamasına benzer.


aslan asker, altın kalem, demir bilek, yün kumaş...

yiğit asker, güzel kalem, kuvvetli bilek, sağlam kumaş...


Yukarıdaki örneklerden birinci satırdakiler takısız ad tamlamasıdır. İkinci satırdakiler ise sıfat tamlamasıdır. Bunlar, ancak tümleyen sözcüklerin çeşidine göre adlandırılır. Sıfat tamlamalarında sıfat önce, ad sonra gelir. Ancak sövme, aşağılama ve azarlamalarda sıfatın addan sonra geldiği de olur. Sonra gelen sıfat iyelik eki alır; bu suretle de belirtisiz ad tamlaması durumuna girer:


Yalvardılar... Temür bedbahtı kendilerine uydurdular. (Aşıkpaşazade Tarihi, XV.)

Bunları bizim hizmetçi budalası yapmış.

Aykut yaramazı gene kitapları alt üst etmiş.


Ad tamlamaları gibi durum ekleriyle de çekimlenirler: Temür bedbahtını, hizmetçi budalasına, Aykut yaramazından...


• Sıfat tamlamaları -her tamlama bir ad sayıldığı için- ad tamlamalarında tümleyen ve tümlenen de olurlar: komşunun güzel evi, güzel evin kapısı, güzel evin açık kapısı...


• Her tamlama -söz dizimi bakımından- bir bütün, bir ad sayılır ve çekimlenir: güzel kalem; güzel kalemleri, kalemlerinizi, kalemlerim, kalemlerini, kalemlerinden, kalemlere...


Türer: yeni elbiseli çocuk


• Bir sıfat, görevdeş birkaç adı niteler ya da belirtir:

Geniş odalar, sofalar, salonlar pek güzel döşenmişti.

Şu kitapları, defterleri, dosyaları yerlerine kaldırınız.


• Durum ekleriyle çekimlenmiş sıfat tamlamalarının başka bir adı niteledikleri de görülür:

Az sayıda arkadaşla gezmeye gittiler.


• Bir tamlamada art arda birkaç sıfat gelebilir. Bir adı tamlayan sıfatlardan:


Bir türden olanlar virgülle, uygun bağlaçlarla sıralanır:

Uslu, terbiyeli, genç ve bilgili bir adam.

Hem güzel hem kokulu gül...


• Sıfatlar ayrı türlerden ise önce belirtme, sonra niteleme sıfatları gelir:

Şu büyük bahçe...

Her yiğit asker...

Karşıdaki kırmızı ev...


• “Bir” sözcüğünün belirtme görevine önem verilmek istenince sıfatların yerleri değişir:

bir güzel çiçek - güzel bir çiçek

bir çalışkan öğrenci - çalışkan bir öğrenci...


Niteleme sıfatları birden fazla olunca ya da belirtmeyi güçlendirmek gerekince belirtme sıfatı sonra gelebilir ve böylece belirtmeye önem kazandırır:

Yanımdaki uzun masaya, kadınlı erkekli on kişi birden geldi. (Aziz Nesin)

Dar, kirli, bakımsız bu sokakları kim temizleyecek?

Kırmızı kapılı şu ev...


• Ortaç görevli niteleme sıfatları, belirtmelerden önce gelir: dün gelen iki konuk, uçaktan inecek her yolcu...

Sizi arayan o adam gene geldi.

• Tamlama kuran sıfatlarda sözcük vurgusu daha belirgin olur: coşkun dere, korkak çocuk, güzel çiçek, boş oda, hangi arkadaş...