Sözcük (Kelime) Bilgisi

Adlar (İsimler): Adlar, cümle içerisinde bir ad ögesi olarak işlev görürler ve çeşitli açılardan sınıflandırılabilirler: Gösterdikleri kavram açısından soyut veya somut bir nesnenin adı olabilirler. Özel ad veya tür adı olarak kullanılabilirler. Çokluk ve topluluk ifade edebilirler.


Türkçede bayan, erkek, inek, öküz gibi bazı adların dişi veya erile has olması şeklindeki doğal cinsiyeti gösteren ayrım dışında başka dillerde bulunabilen dil bilgisel cinsiyet yoktur.


Sıfatlar: Başka bir adı çeşitli açılardan belirginleştiren ad soylu sözcüklerdir. Çekim eki almaz, tek başlarına cümle ögesi olamazlar. Yapıca adlardan ayrılan yönleri yoktur. Bir grup ek, daha ziyade sıfat olarak kullanılabilecek adlar türetir. Kendilerinden sonra gelen adla olan ilişkilerine göre niteleme sıfatları ve belirtme sıfatları olmak üzere iki büyük gruba ayrılırlar.


Belirteçler (Zarflar): Bir eylemi herhangi bir çekim eki almadan zaman, yer, durum, azlık çokluk, soru gibi çeşitli açılardan niteleyen ad soylu sözcüklere belirteç denir. Sıfatlar gibi belirteçler de kullanılırken herhangi bir çekim eki almazlar. Belirteç olmaları için, yukarıda da belirtildiği gibi, bir eylemi veya geleneksel anlayışa göre bir sıfatı veya başka bir belirteci niteliyor olmaları gerekir.


Adıllar (Zamirler): En basit tanımla, ad veya ad öbeklerinin yerine kullanılan sözcüklerdir. Adılların kişi, soru, gösterme, belirsizlik ve dönüşlülük gibi türleri vardır. Dönüşlülük adılı olarak Türkiye Türkçesinde kendi kullanılır. Diğer kişi adıllarından farklı olarak dönüşlülük adılı iyelik eklerini alabilir. Adıllar sayıca en az olmakla birlikte işlev alanı en geniş sözcük türüdür; yani çok sınırlı sayıda adıl vardır; ama bunlar her türlü adın yerine kullanılabilir.


Eylemler (Fiiller): Hareket, oluş, kılış bildiren sözcüklerdir. Ad soylu sözcüklerden ayrıldıkları en önemli yön, kök ve gövdelerinin sonlarına aldıkları çekim eklerinin farklı olmasıdır. Eylem kök ve gövdeleri ad kök ve gövdelerinden farklı olarak cümle içerisinde kullanılabilmek için mutlaka bir çekim eki almak zorundadırlar. Sadece emir kipinin teklik ikinci kişisinde ek yoktur.


Bağlaçlar: Sözcükler, sözcük grupları ve cümleler arasında anlam ve biçim ilişkisi kuran ögelerdir. İşlevlerine göre genellikle sıralama bağlaçları, denkleştirme bağlaçları, karşılaştırma bağlaçları, cümle başı bağlaçları ve sona gelen bağlaçlar gibi gruplandırılabilirler.


İlgeçler: Kendi başlarına anlamı olan sözcükler ve öbeklerden sonra gelip bunların başka sözcüklerle söz dizimsel ve anlamsal ilişkilerini gösteren, bu sözcüklerin anlamlarını güçlendirip sınırlayan sözcüklerdir. Cümlede öge olamazlar, çekim eki almazlar; ancak kendilerinden önceki sözcüğün belli bir çekim eki almasını gerektirebilirler.


Ünlemler: Çeşitli duyguları, heyecanları ifade eden sözcüklerdir. Yansıma seslerden de oluşabilirler. Duyguları anlatan asıl ünlemler yanında seslenme, sorma, gösterme, yanıt işlevli ünlemler de vardır. Ünlem olarak kullanılan sözcükler ek almazlar; ancak çekimde iyelik eklerini alarak ad gibi kullanılabilirler.