Fiil (Eylem)

Varlıkların yaptıkları işleri, hareketleri, kılışları, yargıları zamana ve kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere eylem (Fiil) denir.


Sabaha karşı Plevne’den geçiyorduk. Alaca karanlıkta pencereyi açtım. Plevne ovasını görmek, arz üzerinde hakir bir mezarı kalmayan zavallı babamın ruh-ı menfa-nişinini biraz teneffüs etmek istiyordum. Eyvah, yüksek ve zengin ekinleri okşayan gece rüzgârı dedi ki: “Babanın kanını emen bu toprak, babanın cismü ruhuna yabancı açlıklara sünbüle-i gıda hazırlıyor...”


Şimdi ufk-ı şarkî kızarıyor, kızarıyordu; Türk bayrağı gibi al, kan gibi al olmuştu; bir ruh-ı şehit için bu ufk-ı sabah ne güzel kefendi! “Baba, seni bu ağustos ayının son seherinde, Plevne ufkunun bu geniş kanlı mendili içinde kokladım!” (Cenap Şahabettin)


Yukarıdaki örnekte italik dizilen sözcüklerin her biri, içinde bulunduğu cümlenin temelidir. Bu sözcükler olmadan cümle kurulamaz; bu sözcükler olmayınca düşünce, duygu, istek ve yargılar anlamsız kalır.


Bu temel sözcüklerde;

• Zaman anlamı vardır: geçiyorduk, açtım, istiyordum, dedi, hazırlıyor, kızarıyor, kızarıyordu, kokladım.

• Kişi anlamı vardır: geçiyorduk (biz), açtım, istiyordum, kokladım (ben); dedi, hazırlıyor, kızarıyor, kızarıyordu (o).