İSMİN HALLERİ (AD DURUMLARI)
Adların cümle içinde diğer sözcük türleriyle veya adlarla olan ilişkilendirilmelerini belirleyen ekler vardır. Bunlara durum ekleri denir. Ancak adların eksiz de bulunmaları mümkündür. Adların cümle içinde bulundukları durumlara  "ad durumları" adı verilir.

Yalın Durum: Adların herhangi bir durum eki almadan cümlede görev almalarıdır. Bu adların cümle içinde özne, tümleç, veya belirtisiz nesne olduklarını görmekteyiz.

Örnek;
Bugün  Ahmet kendisine bir ev yaptırdı.
           Özne                       Nesne

Belirtme Durumu: Adın taşıdığı kavramın etkilendiği durumdur. Geçişli eylemi tümleyerek tümcede nesne görevinde bulunur.  Eki -ı,-i,-u,-ü'dür.

Örnek;
Kulaklarına geçmiş kocaman kasketi altında geceyi düşünüyordu.
       
Yönelme Durumu: Adın belirttiği kavrama dönüş, yöneliş söz konusudur. Bu durum ada -a/-e eklerinin getirilmesiyle sağlanır.
       
Örnek;
Bu kitapları masaya bırakın. Akşama toplantıya katılacağım.

Kalma (Bulunma) Durumu: İçinde olma bildirir. Bu durum adlara -de ekinin getirilmesiyle anlatılır. Bu ek sesli ve sessiz uyumuna göre çeşitlilik gösterir: -da,-de/-ta, -te. Kalma durumunda bulunan adlar cümlede tümleç kurarlar.
       
Örnek;
Günün birinde sokakta arabayla gidiyorduk.
En iyi resimler masa altında, koltuk üstünde duruyordu.

Çıkma (Ayrılma) Durumu: İşin, oluşun,hareketin eki alan addan uzaklaştığını gösterir.
Bu ek de sesli ve sessiz uyumuna uyduğundan çeşitlilik gösterir. -dan/-den, -tan/-ten gibi.
       
Örnek;
Köyün güzelliği de topraktan geliyor.
Kaç defa bu balıktan kendisi de tutmuştu.

İlgi Durumu: Adı, ad ya da ad görevindeki sözcüklere ekleyerek, anlatımın başka bir anlatımla tamamlanmasını sağlar. Bu nedenle bu duruma tamlayan durumu da denir. Bu durum eki -(n)ın/--(n)in  -(n)un  -(n)ün şeklindedir. Bu ek ile ada başka bir ad daha anlamca bağlanmış olur.

Örnek;
Bütün bunlar bir çocuğun başının altından çıkamazdı.
Masanın gözü gereksiz bir sürü kağıtla doldurulmuştu.

Eşitlik Durumu:  Adlara ve ad soylu sözcüklere eklenen bu ek; eşitlik, benzerlik, görelik, karşılaştırma gibi anlamları verir. -ca (-ce, -ça, -çe)
       
Örnekler;
Çocukça işler yaptığını gördük. (eşitlik)
Aklınca binlerce kişi orada olacaktı.  (Görelik- çokluk)
Arabayı delice sürmek, insanca davranmak diye açıklanamaz. (karşılaştırma)
Sizce durum daha farlı olabilir mi?  (görelik)